Psiko-Motor Gelişimi

Bebeğin Anne Karnındaki Gelişim Süreçleri

1 ay : Henüz anne rahmine yeni yerlesme sürecidir. Anne rahmi ile gebelik arasında damarsal bağlantı başlamıştır. Bebeğin bas ve organları henüz taslak halindedir. Kalp ve temel damar sistemi oluşmuş ve 5 haftada kalp atmaya başlamıştır.

2 ay : Organogenez olarak adlandırılan organların teşekkül devresidir. Tüm organlar taslak halindedir. Bu devrede diş etkenlere maruz kalınırsa bebekte zarar meydana gelme ihtimali olan devredir.

3 -4 ay : Minyatür bir insan seklini almış olan bebekte diş organlar teşekkül etmiştir. Omurga son seklini almaktadır. 3 ay sonunda omurga da kapanır. Büyüme devresi başlamıştır

5 ay : Ortalama ağırlığı 500 gr civarındadır. Bebek hareketleri anne tarafından hissedilir. Henüz organlar büyüme devresindedir. Vücudunda ayva tüyleri büyümeye baslar. Saçlar çıkmaya baslar.

6 ay: Saçlara ilaveten kas ve kirpikler gelişmeye baslar.Akciğerleri halen gelişmemiştir. Gözleri açılmaya baslar. Ortalama 750 gr civarında ağırlığı mevcuttur.

7 ay : Akciğerlerde nefes almayı sağlayan surfaktan adındaki madde üretilmeye baslar. Doğum gerçekleşirse yoğun bakim şartları ile yasayabilir. Ortalama 1000 gr civarındadır.

8 ay: Bebekte hızlı kilo aldığı devre baslar. Ortalama 200 ile 250 gr arasında kilo artısı saptanır. Erkek bebeklerde testisler torbalara inmeye baslar. Akciğer gelişimi hızlanır. Normal hayata adaptasyon süreci başlamıştır. 2000 gr civarında ağırlığa ulaşır.

9 ay: Bebeğin tüm organları gelişmiş ve doğum için hazırdır. Akciğerleri nefes almak için gerekli olgunluk sürecini geçirmiştir. Kalbinde sağ ve sol kulakçık arasında delik doğumdan sonra kapanacak. Ayni şekilde akciğer atardamar ve ana damar(aorta) arasındaki açık kanal doğumdan sonra kapanacak. Bu devrede önde gelen bas ise doğumkanalına yerleşmiştir. (http://www.sanalklinik.com/bebekgelisim.htm)
DOĞUM SONRASI GELİŞİM:
Bebeklik döneminde ( 0-2 ) fiziksel gelişim, doğum öncesinde olduğu gibi doğum sonrasında da kalıtım ve çevrenin etkisiyle oluşmaktadır. Doğum da döl yatağının güvenli ortamında ayrılan bebek, çeşitli dış uyaranların etkisi altındaki yeni yaşam alanına geçer. Fiziksel gelişimin en hızlı olduğu dönem ilk aydır. Doğum sonrasında bebeğin boyu hızla uzamaya başlar, ancak yaş ilerledikçe uzama giderek yavaşlar. Örneğin bebek doğumdaki boy uzunluğunu üçüncü ayın sonunda %20, bir yaşına dek %50, iki yaşına kadar %75 oranında geliştirir. Benzer bir durum ağırlık içinde geçerlidir. Bebek beş aylıkken doğumdaki ağırlığının iki katına, 12 aylıkken üç katına ulaşır, ancak ikinci yaşın sonuna doğru, ağırlık artışında yavaşlama başlar. Kız bebekler boy ve ağırlık açısından erkeklere aranla daha yavaş gelişirler. Fakat her iki cinsiyette de doğumdaki boy ile yetişkinlik döneminde ulaşılabilecek boy arasında bir ilişki vardır. Bununla birlikte diğer bedensel gelişme öğeleri için olduğu gibi, boy içinde beslenme ve çevre koşulları oldukça önemli bir etkendir.
Yeni doğmuş bebeklerde baş, kol ve bacaklar ile gövde arasındaki, oranlar henüz yetişkinlikteki şeklini almamıştır. Bu dönemde baş, toplam beden uzunluğunun dörtte biri kadar iken yetişkinlikte bu oran sekizde bire düşmektedir. Bacaklar, kollara oranla daha kısadır. Bu nedenle kol ve bacaklar, başa göre daha hızlı gelişir. Örneğin yetişkinlikteki kol ve bacak uzunlukları, doğuma göre altı kat daha gelişmiştir. (Aydın,1999;ss, 16 )
2.4 ( 0-2 ) YAŞ PSİKO-MOTOR GELİŞİM
Bebek doğduğunda, vücudunu kontrol edecek güçte değildir. Vücudun denetim altına alınması, büyüme, olgunlaşma ve öğrenmeyi gerektirir. Bebek, başlangıçta iki türlü hareket yapmaktadır. Bunlar:
 Refleksif hareketler.
 Denetimsiz genel vücut hareketleri
Ancak bebek, vücudunu çok hızlı bir şekilde kontrol altına alır ve iki yaşında psiko-motor gelişimde büyük bir ilerleme sağlamış olur.( Senemoğlu, 1999;ss, 31 )
2.5 İLK 16 AY PSİKO-MOTOR GELİŞİM
1- Bebek oturur durumda, başını arası dik tutabilir. Yüzükoyun yatırılınca başını titreterek kaldırır. Avucuna konan parmağı sıkı sıkı tutar. Çıngırak veya zil sesine tepki gösterir. Bakışlarını, yanına gelen kişi üstünde tutar.
2- Oturunca başını dik tutar. Oda içinde dolaşan bir kimseyi izler. Karın üstü yatırıldığında baş ve omuzlarını kaldırır. Sırt üstü yatarken, ellerinden tutup, oturtturulunca başını dik tutar. Sesler çıkarır, tanıdık yüzlere gülümser.
3- Oturur durumda başını dimdik tutar. Karın üstü yatırılınca, kollarına dayanarak doğrulur. Gözlerini önünde gezdirilen bir nesneyi, başını çevirerek her yönde izler. Gözleriyle seslerin geldiği yeri arar. Süt şişesi yaklaşınca süt emeceğini anlar. Küçük nesneleri yakalar ve atar. Elleriyle oynar ve inceler. Heceli sesler çıkarır.
4- Sırtüstü yatarken, eline verilen çıngırağı tutar ve sallar. Uzatılan bir kalemi yakalar. Çarşaf ile yüzünü kapatır. Konuşulunca,m bir takım seslerle karşılık verir. Kahkaha ile güler. Çağrılınca, hızla başını çevirip bakar.
5- Yattığı yerde, yuvarlanıp ters dönebilir. Ulaşabileceği oyuncakları alır. Uzatılan bir nesneye elini uzatır. Aynadaki görüntüsüne tepki gösterip güler. Sevinçli çığlıklar atar, oyuncaklarıyla oynarken güler, sesler çıkarır.
6- Destekle uzun süre oturabilir. Elleriyle ayaklarını tutar. Sırtüstü yatarken, başına konan örtüyü çekip alır. Elindeki kaşıkla masaya vurur veya sürter. Yabancıları tanıdıklarından ayırır.
7- Bir süre desteksiz oturabilir. İki elinde de birer nesne tutabilir. Oyuncağı bir elinden ötekine geçirebilir. Aynaya elini uzatıp, görüntüsünü tutmak ister. Koyu bir mamayı kaşıkla tutabilir.
8- Kollarından tutulunca, doğrulup oturur. Sırtüstü yatarken karnı üstüne dönebilir. Eşyaları yere atarak oynar. Düşen oyuncağı yerde arar. İki elinde birer oyuncak varken, birini bırakıp, üçüncüsünü alabilir.
9- Destekle ayakta durabilir, yürüme hareketleri yapar. Yalnız başına oturur, durum değiştirebilir. Otururken başına konan örtüyü çekip alabilir. Çıngırağı elinde tutarak, kendine çekebilir. Anne ve baba gibi iki söz söyleyebilir.
10- Yardımsız ayağa kalkar. Örtü altına saklanan oyuncağını bulur. Gösterilince iki küpü bir fincan içine koyabilir. Bardak veya kaptan su içebilir. İşittiği sözleri yinelemeye çalışır.
11- Emekler.
12- Ayaktayken yerdeki bir oyuncağı eğilerek alabilir. Elinde küp varken bir üçüncüsünü de alabilir. Yeni sözcükler öğrenir. Çevreyi güldüren hareketler gösterir. ( Ilgar, 1998;ss, 33, 34 )
13- Destek alarak yürüyebilir.
14- Merdivenleri yardımsız tırmanabilir.
15- Kendi kendine ayağa kalkıp, ayakta durabilir.
16- Yalnız başına yürüyebilir. (1999 Aydın, Gelişim ve Öğrenme Psikolojisi, sayfa 16 )
Yukarıda anlatılan şekil-1 de ayrıntılı olarak ele alınmıştır. İki yaşına kadar daha birçok gelişme gösterir. Bu beceriler saydığımız becerilerin devamı niteliğinde olup genelde yürüme ve konuşma ön plandadır.
3.1 İLK ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE (2-6) FİZİKSEL GELİŞİM:
1-Bedensel Gelişim
2-Psiko Motor Gelişim
3.2 BEDENSEL GELİŞİM VE PSİKO MOTOR GELİŞİM:
Okul öncesi dönemde bedensel gelişme hızı, bebeklik dönemine oranla yavaşlar. Yaşamın ilk ve üçüncü yılları arasındaki büyüme ve beşinci yılları arasındaki büyümenin yaklaşık iki katıdır. Üç yaşlarında kızlar ortalama 94 cm. uzunluğunda ve13 kğ ağırlığındadırlar. Altı yaşlarına geldiklerinde 115 cm’ yi, ağırlıkları ise 15 kğ’ı bulur. Erkek çocuklar ise kızlardan biraz daha uzun ve ağırdırlar. Çocuklar altı yaşına geldiklerinde, doğum ağırlığının ortalama yedi katına ulaşırlar.
Okul öncesi dönemde beden orantılarında değişiklikler göze çarpar. İki yaşlarında,toplam vücudun yaklaşık dörtte birini kapsar; beş buçuk yaşında bu oran altı da bire düşerek, çocuk bebeklik görünümden uzaklaşmaya başlar. Altı yaşına varıldığında ise organların birbirleriyle orantıları, bir yetişkininkini andırmaya başlar.
Boy ve kilo artışının, beden orantılarındaki değişikliğinin yanında, okul öncesi dönemde başka fiziksel değişikliğin yanı sıra, okul öncesi döneminde başka fiziksel değişikliklerde göze çarpmaya başlar.( Aydın, 1999;ss, 39 )
3.3 (3-6)YAŞ ARASI KEMİK GELİŞİMİ:
Kız çocuklar kemik gelişimi bakımından erkek çocuklardan bir yıl ilerdedir. Buna örnek olarak kız çocukların erkek çocuklardan daha önce yürümeye başlaması verilebilir. Bu yaşlardaki çocukların kemikleri sertleşmemiştir. Bu nedenle, düşmeleri halinde kemiklerinde kırılma görülmez. Kemiklerin sertleşmemiş olmasının zararları da vardır; yanlış duruş ve travma durumlarında kemiklerin biçimi kolaylıkla bozulabilmektedir.
3.4 (3-6 ) YAŞ ARASI DİŞ GELİŞİMİ:
Genellikle üç yaşına kadar bütün süt dişleri çıkmıştır. Bu süt dişleri, altı yaşına kadar, çocukların besinleri çiğneme ve sindirmelerine yardımcı olmaktadır. Çocuklar altı yaşına geldiklerinde süt dişleri düşmekte ve yerine kalıcı dişler çıkmaktadır. Kalıcı dişler daimi olduğu için diş sağlığı açısından çok önemlidir.

3.5 3 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARIN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ:
Çocuklar bu yaşlarında büyük kasları geliştiği için koşar, hızlı hareket ederler.Elbisesini küçük bir yardımla çıkarabilir.Kör makasla kağıt, bez vb. kesebilir. Üç tekerlekli bisiklete binebilir. Her basamakta tek adımla merdivenden çıkabilir. Çatalla yemek yiyebilir
3.6 4 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARIN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ:
Çocuklar bu yaşlarında yardım görmeden elbisesini giyip çıkarabilir. Kısa süre tek ayak üstünde durabilir. Elini yüzünü yıkayabilir, yemeğini kendisi yiyebilir .Kabaca insan resmi çizebilir.
3.7 5 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARIN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ:
Küçük kaslar geliştiği için kalemi acemice kullanabilirler. Koşma ve atlama davranışlarında beden hareketleri tam olarak gelişmiştir. Kare ve üçgeni rahatlıkla
Çizebilirler. Kesme, yapıştırma işlemlerine karşı ilgilidirler. Tahta küp ve blokları çok rahat bir şekilde kullanırlar.
3.8 6 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARIN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ:
Bu yaşlardaki çocukların küçük kasları iyice geliştiği için el işlerinde beceriklidirler. Harfleri yazabilirler. Yuvarlanma, güreşmek ve yere uzanıp oynamaktan hoşlanırlar. Çok hareketli oldukları için sık sık dengelerini kaybedip düşerler ve fiziksel yaralanmaları fazla olur (Ilgar, 1998;ss,35, 36 )

Kalbin büyümesi altı yaşına kadar çok hızlıdır .Kalp atış hızı da giderek azalır ve ilkokula başlama yaşına doğru yetişkininkine benzer hale gelir Solum sisteminin özellikle de ciğerlerin gelişimi bu dönemde oldukça yavaştır .Ancak ergenlik döneminde birden hızlanma görülür.( Senemoğlu, 1999;s,33 )

Okul öncesi dönemindeki çocukların vücutları doğal olarak çok esnek ve etkinlik düzeyleri çok yüksektir. Bu yaşlardaki çocuklar çok ilgi çekici bir etkinlikle uğraşmadıkları takdirde, uzun süre bir yerde oturmaları mümkün değildir. Koşmak, atlamak, tırmanmak, sürünmek için çok etkin bir şekilde fırsat kollarlar. Okul öncesi eğitim dönemindeki çocukların büyük kas gelişimi, kemik gelişiminden daha ilerdedir. Koşma, atlama, tırmanma gibi büyük kaslarla ilgili becerilerde yetkin iken yazma, çizme , makasla kesme ve diğer küçük kaslarla ilgili becerilerinde acemi ve daha az başarılıdırlar. Çocukların görsel algılamalarındaki yetersizlikler, birçok becerideki yetersizliklerinin nedenidir.

Küçük kas becerileri ve görsel algılamadaki yetersizlikleri nedeniyle, okulöncesi dönemdeki çocukların etkinlikleri zorlanmadan, keyifle, sıkılmadan yapmaları için büyük, geniş nesnelerle etkinlik yapmaları gerekir. Örneğin; büyük fırçalar,kalın pastel boyalar, kalemler, büyük puntolu kitaplar, iri delikli boncuklar, büyük boy araç- gereçlerle sıkılmadan, zevkle çeşitli etkinlik yapabilirler.

Okulöncesi dönem çocukları, doğal olarak büyük kas etkinliklerinden çok zevk aldıkları için ,yorulduklarının farkına varmadan oynarlar. Bu nedenle,anne,baba ve öğretmeler bu tür yoğun etkinliklerden sonra sık sık çocukların dinlenme arası vermelerine özen göstermelidirler.( Senemoğlu, 1999;ss 36.37 )
4.1 6-12 YAŞ ARASI FİZİKSEL GELİŞİM:
ilköğretim yıllarında meydana gelen bu bedensel ve fiziksel gelişim 2-6 yaş evresindeki gelişime göre daha yavaştır. bu dönemin başlarında erkek çocuklar kız çocuklarından 5-6 cm daha uzundurlar. Dönemin sonlarına doğru yani 11 yaş civarlarında kıların daha hızlı geliştikleri görülür. Buna karşılık aynı dönemde erkek çocuklar fiziksel enerji gerektiren etkinliklerde daha aktiftiler.
Erinlik dönemi de denilen bu dönemde sinir sisteminin gelişimi büyük oranda tamamlanır. Ayrıca kalp ritmindeki değişiklik ve akciğerlerdeki gelişim bu yaş çocukların etkinliklerini daha da kolaylaştırır. Ancak kemik ve iskelet sistemindeki bu gelişim kas sisteminden daha ileri düzeyde olduğundan bu yaş çocuklarda büyüme ağrılarına sıkça rastlanmaktadır. Ayrıca kalın kaslara oranla ince kaslar oldukça zayıftır. İlkokul döneminde ise küçük kas becerileri gelişmeye başlar. Çocuk küçük ve ince kalemle yazabilir piyano ve diğer enstrümanları çalabilir. Örneğin çocuk okul öncesi dönemde topu bütün vücuduyla tutarken okul döneminde topu elleriyle hatta parmaklarıyla tutabilecek hale gelmektedir. Bu gelişim özellikle ilköğretimin 4-5 sınıflarında motor kaslarında gelişmesiyle ortaya çıkar.
6-12 yaş dönemindeki gelişmede iç salgı bezlerinin önemli rolü vardır. bu yaş döneminde daha önceki salgı bezlerine ek olarak döl bezleri harekete geçer. Örneğin Troid bezinin çok önemli görevi vardır. Troid bezinin yeterince salgı üretmemesi durumunda çocuğun bedensel ve zihinsel gelişimi yavaşlar. Troid bezi yeterince çalışmayan çocuk edilgen ve tembeldir. Yüzü ve vücudu şişkin durumdadır. Troid bezindeki salgı yetersizliği bağırsakları da tembelleşir ve buna bağlı olarak peklik ve sindirim güçlüğü çeker.
Bu yaş döneminin sonlarına doğru sindirim ve boşaltım organlarının gelişimleri büyük oranda tamamlanmış durumdadır. Ayrıca her iki cinsiyet grubunda da özellikle dönem sonuna doğru cinsiyete bağlı olarak gelişim hızlanır.( Senemoğlu ,1999;ss34-35)


4.2 12-18 YAŞ ARASI FİZİKSEL GELİŞİM:
12-18 yaş arası fiziksel gelişim dönemine ergenlik dönemi denir. Çocukluk döneminde göreceli olarak yavaşlayan bedensel gelişme ergenlik döneminde yeniden hızlanarak dönem sonuna doğru yetişkinlikteki yapısına ulaşır.
Genç için hızlı bir gelişim sürecine girilen bu dönem oldukça çalkantılı bir dönemdir. Gençler bu dönemde ne yetişkin ne de çocuk kabul edildikleri bu geçiş dönemine uyum sağlamakta güçlük çekerler .
11-12 ile 17-18 yaşları arasını kapsayan ergenlik döneminde fizyolojik ve hormonal değişiklikler kendini gösterir. Cinsiyet hormonlarının üretimini artması vücutta bazı değişikliklerin oluşmasına neden olur. Cinsiyet hormonlarının salgılanmaya başlaması bu hormonların vücuttaki öteki hormonlarla bileşmesi kemik ve kaslardaki büyümeyi hızlandırır. Bu büyüme erginliğe geçişle başladığından kızlardaki fiziksel gelişim erkeklerdekinden önce başlar. Sebebi ise kızların ergenlik çağına erkeklerden önce girmesidir.
Ergenlik fiziksel gelişmenin 0-2 yaş döneminden sonra en yoğun ve kapsamlı yaşandığı
dönemdir. Dönem sonunda erke ve kızların bedensel görünümleri yetişkinlerin düzeyine ulaşır. Bu dönem ayrıca cinsiyete bağlı rol örüntülerinin benimsendiği ve cinsel kimlik gelişiminin büyük ölçüde tamamlandığı bir evredir. Ancak ergenin kısa bir zaman diliminde geçirdiği yoğun fiziksel gelişme bazı uyum sorunlarını da beraberinde getirebilir. Örneğin ergen bu dönemde çok sakarlaşır. Yemek tabağını düşürüp bardakları kırma vs.. Ancak uyumun sağlanmasıyla zihin ve kas koordinasyonu güçlenir. Bu düzelme gerçekleşene kadar yetişkinlerin gençlere hoşgörüyle yaklaşmaları bazı konularda tölöranslı davranıp onları geçirecekleri değişimler konusunda önceden bilgilendirmeleri gerekli ve faydalıdır.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ
 
Reklam
 
Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister. M.Kemal ATATÜRK
 
Günlük Gazete Köşemiz
 
Didem Senem Sapmaz
 
Image Hosted by ImageShack.us
Günün Resmi
 
 
Bugün 2 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Sağlık ve Bilgilendirme Portalıi psikologum.com